İçeriğe geç
07 Nisan 2006 / tulisinkursunkalemi

>ISSIZ ADA ISLATILIR.DÜŞERSEM,KURTARAN NAMERTTİR

>

Orta okul,lise yılları,80’lere denk gelenler bilir,anket defteri denen bir hastalık vardı gençler arasında hani.Dünyanın en yaratıcı,en orjinal,en dumur soruları bulunur,defteri dolduran kişi sinirden tırnakların yesin diye ne mümkünse yapılırdı.

“Boğulmak üzere olan anneni mi sevgilini mi kurtarırsın,ikisi de yüzme bilmiyor,tek sen biliyorsun”

Heyecanla beklenen cevap şuydu

“Elbette ki sevgilimi kurtarırım.Annem yaşayacağı kadar yaşamış zaten..”

Büyüyüp de anne-baba olunca anladık bu sorudaki insani ve vicdani defoyu.Ayrıca,neden o ikisi yanyanaydı?Neden yüzme bilmemesi koşulu vardı ikisinin de?Her yüzme bilen ,boğulma kurtarma çalışması yapabilir miydi başarıyla?

Sorulara verilen cevapların hiç birinin bir insanın gerçek kişiliğini yansıtamayacağını..

Ha bir de şu soru vardı,en komiğiydi anket sorularının..
“Issız bir adaya düşseniz,yanınıza alacağınız ilk üç şey ne olurdu”

Yahu daha soruda batmış gemi!!

Issız bir adaya düşsem…..



Yahu kim,ne zaman,hangi ıssız ada,düşüleceğini önceden bilerek mi çıkılacak yolculuğa?Madem düşeceğimi biliyorum,neden çıkıyorum o yolculuğa? Erteleyemez miyim? Başkaları düşsün,ben kurtulayım o gün o yolculuğa çıkmayarak.

Ayrıca,neden birkaç şey değil de üç şey?


Beş olunca ada ,batar mı?Hem insan,ıssız adaya düşebilirim diye,yanında ihtiyaç çantasıyla dolaşmaz ki.Ayrıca,nereden düşülüyor?

Düşünce,zaten düşmüş olacaksın,geri dönüp de şu üç şeyimi alayım,sonra tekrar dönüp düşeyim…mi yapacağız?

Ama emin olduğum bir şey var ki,bir kere ,bir kadın,ıssız bir adaya düşerse,bence asla ve asla kurtarılmamalı.

Kurtarılma anına kadar adada geçireceğin,şampuansız,saç kremsiz,fönsüz,cımbızsız,törpüsüz,ağdasız,jiletsiz,güneş kremsiz,pedsiz,tuvalet kağıtsız,deodorantsız zamanları bir düşün ey kadın okuyucu.

Issız adaya düşersem ve bir iki yıl sonra birileri beni kurtarmaya gelirse,vallahi de billahi de,ben palmiye ormanına öyle bir saklanırım ki Sayid,Benjamin ve cümle Lost tayfası gelse, beni bulamaz.

Hiç kimsenin beni görünce,şu konuşmaları yapmasına dayanamam;
-Kaptanım,bakın adada birisi var..Aaa!! Bu ıssız adaya düşmüş biri..
-Emin misin tayfa?Yanında üç şeyi var mı?
-Bakiim….Aaa..evet..iki memesi ve bir de şeyi var efendim..Tam seçemiyorum
-Nasıl yani?
-Kaptanım,işte orda.Ama bunun yani…ee…memeleri var da..Geri kalan yerdeki tüylerinden,cinsiyeti pek anlaşılamayacak kadar örtülü yaanii..
-Bacaklarının oraya bak aptal Tayfa..kadın mı erkek mi?
-Bacakları orman olmuş kaptan..Sanırım yanına aldığı üç şeyden biri jilet değilmiş ne yazık ki..
-Peki ya saçlar?Onlar da mı fikir vermiyor?(kaptan da eline dürbünü alıp kendi baksa ya…)
-Belli ki uzun zamandır ahenkle dansetmiyorlar.Tuzlu sudan keçeleşmiş..Demek ki yanına aldığı ilk üç şeyden biri yumuşatıcılı şampuan da değilmiş.
-Olsun Tayfa..ben dümeni kırıyorum.Yaklaşıp kurtaralım garibi..
-Aaa..bu bir kadın kaptanım.Bakın baldırlarına..akıp süzülen kırmızı şeyden anladım.Kazazede muayyen günündeki bir kadın.
-Hay Allah..yanına aldığı üç şeyden biri hijyenik ped de mi değilmiş salağın..O halde,bu şimdi sinirlidir tayfa,malum muayyen gün.Tatlı krizi de tutmuştur,kıyıya önce mancınıkla çikolata atalım yesin..belki sakinleşir.
-Ya,kaptan,alın bir de siz bakın..Bize gidin türünden işaretler yapıyor.
-Dur bakim..evet evet..Aaaa..gemiyi taşlıyor,bak bak..Sanırım bu bir nankör…Zaten kıllarından anlamıştım.Hadi gidelim buradan.
-Deli mi ne..yanına üç şeyini almadan adaya düşmüş salak..
-Ve de aptal..insan cep telefonunu,jiletini ve bakım çantasını almadan adaya düşer mi be..
-Kadın pedini unuttun kaptan.
-Olmaz oğlum,o zaman dört şey olur..Bu da ıssız adaya düşme kanunlarına aykırı….

Sanırım şu son yıllarda,yanına alınacak üç şey sorusuna verilecek ilk cevaplardan birisi,herhalde cep telefonu olurdu ama henüz üreticiler yüzerek kıyıya çıktıktan sonra kuruyup ta tekrar çalışır hale gelecek bir telefon üretme konusunda pek hevesli değiller.
Hem zaten şarjı nereye takacaktın ki öyle durumda?

“Sayın abonemiz..Bu bir uyarı mesajıdır..Şarj aletiniz o maymunun kıçı ya da kauçuk ağacının reçinesi ile şarj olmaya programlı değildir.Lütfen daha sonra,kendi kıçınızda tekrar denemeyiniz.”
Eh…işte sorunun cevabı şekillendi..ıssız adaya düşecek olursam,yanıma alacağım ilk üç şey,cep telefonum,şarj aletim ve portatif jeneratör olacak..

Siz siz olun,ıslı mı ıssız mı demeyin,güzel bir ada buldunuz mu dalın derim ben..Issız ise de özenle ıslatırsınız..Teknoloji ilerledi canııım.

Reklamlar

One Comment

Yorum Yapın
  1. LAFORİZMA / Şub 17 2008 00:05

    >Bir kadın yazardan bu kadar ileri bir manyak mizah anlayışı beklemiyordum,tebrik ediyorum.Bir çok karikatürü sanki ardarda seyretmiş gibiyim,yani sanki on onbeş karikatür var ortada ama hepsi de yazıyla.Sanırım başka bir meslek deneseydiniz karikatürist olurdunuz.Teşekkür ediyorum tekrar.İlk fırsatta ıssız adaya düşerken yanıma ne alacağımı düşüneceğim.Şehirli olunca insan ne de çok şeyden vazgeçemeyeceğini anlıyor.Bunu en son depremde yaşamıştım,deprem çantama lazım olur diye o kadar çok şey tıkmıştım ki o çanta yere düşse,sahiden de ufak çaplı bir deprem yaratırdı.Allah kimseyi bakım ürünlerinden mahrum bırakacak şekilde cezalandırmaz umarım…bak hala gülüyorum ha.Kaptan ve tayfasına bayıldım…harikasın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: